Telogen Effluvium - Akm Dermatoloji

Takip Edin:

Telogen Effluvium

Telogen Effluvium

Telogen Effluvium

Her gün 30-150 arası saç telinin dökülmesi normaldir, bu sayı saç yıkama ve tarama alışkanlıklarına göre değişebilir. Günlük dökülen saç sayısında belirgin artış olmasına ‘telogen effluvium’ denir. Normalde saçların yaklaşık %85’i anagen (büyüme) evredeyken, %10-15’i telogen (dinlenme) evrededir. Telogen effluviumda bu oran %30’a kadar çıkabilir.

Saç kaybı başın tamamında eşit şiddettedir, belli bir bölgede yoğunlaşmaz. Saç dökülmesine saç diplerinde hassasiyet eşlik edebilir.

 

En sık saç dökülmesi nedenleri:

  • Fiziksel ve duygusal stres
  • Ağır hastalık, ameliyat
  • Aşırı kilo kaybı, katı diyetler
  • Vitamin-mineral eksikliği
  • Bazı ilaçlar
  • Başta tiroid hastalıkları olmak üzere hormonal bozukluklar
  • Saçlı deride şiddetli egzama, dermatit

 

  • Gebelik süresince saç dökülmesinin azalması ve saçların gürleşmesi, doğum sonrasında ise saç dökülmesinin artması normal bir durumdur. Doğumdan sonraki 6 ay içinde dökülmenin durması beklenir.
  • Dökülmenin nedenini aydınlatmak için ayrıntılı öykünün yanı sıra bazı kan tetkiklerinden faydalanılabilir. Altta yatan bir hastalık ya da eksiklik bulunursa bunların düzeltilmesine odaklanmak gerekir.
  • Tetikleyici bir durumdan sonra dökülmenin başlaması yaklaşık 3 ay sürer. Dökülmeye neden olan durum ortadan kalktıktan sonra saçların yeniden çıkması için de 3-6 ay gerekir, fakat saçın eski hacmine ulaşması daha uzun sürebilir. Saç köklerinde kalıcı hasar olmadığı için uzun vadede saçların eski haline dönmesi beklenir.
  • Hastaların bir kısmında tetkiklere rağmen net bir neden bulunamayabilir ve dökülme süreci beklenenden uzun sürebilir. Bu durumda çeşitli şampuanlar ve saç yapımında gerekli maddeleri içeren besin desteklerinden faydalanılabilir.
  • Dirençli durumlarda PRP (hastanın kendi kanının alınıp, işlemden geçirilip saçlı deriye enjekte edildiği bir yöntem), mezoterapi (saç çıkışını arttıran vitamin ve yapıtaşlarının saçlı deriye enjekte edildiği bir yöntem), mikro iğneleme gibi yöntemlere başvurulabilir.
Date: