Stria - Akm Dermatoloji

Takip Edin:

Akm Dermatoloji

Stria

Stria

Deri altındaki dokunun hızla genişlemesi ve derinin gerilmesine bağlı deride oluşan çatlaklara tıpta stria adı verilir. Derinin alt tabakasında bulunan, sağlamlık ve elastiklik sağlayan kolajen ve elastin liflerinin aşırı gerilip yırtılmasına bağlı oluşur. 1-5 mm çapında, birkaç cm uzunluğunda yarıklar şeklindedir. İlk oluştuğunda kırmızı-mor renkte olup zamanla solar ve gümüşi beyaz renk alır.

  • Gebelik döneminde ve kızlarda ergenlik döneminde karın, kalça, bacak ve memede,
  • Hızlı kilo alındığı zaman karın, kalça, bacak ve kolda,
  • Hızlı boy uzaması olan dönemde sırtta yatay çizgiler şeklinde,
  • Vücut geliştirenlerin kol, omuz ve sırtlarında çatlaklar oluşabilir.

Çatlaklar bu nedenlerin yokluğunda ilaç kullanımı ya da bir hastalığa bağlı da oluşabilir. Uzun süre kortizonlu kremlerin kullanılması, ya da sistemik kortizon tedavisi verilmesi derinin incelmesine, kolajen ve elastin liferinin azalmasına neden olur. Böbrek üstü bezlerinin aşırı çalıştığı hormonal hastalıklarda aşırı kortizon üretimi söz konusudur.

Çatlakların sağlık açısından herhangi bir zararı olmamakla beraber kozmetik açıdan istenmeyen bir görüntü yaratabilir. Çatlak oluşmasını engellemek için derinin düzenli nemlendirilmesi önemlidir.

Tedaviye erken dönemde, çatlaklar hala kırmızıyken başlamak daha iyi sonuçlar alınmasını sağlar.  Derinin eski haline dönmesi mümkün değildir fakat çatlakların belirginliği azaltılabilir. Bu amaçla çeşitli ilaçlı kremler, kimyasal peeling, mezoterapi ve lazer tedavilerinden faydalanılabilir.

Hipertrofik skar/Keloid

  • Deride oluşan yaralar iyileşirken deri seviyesinde ya da hafifçe çökük, beyazımsı iz bırakabilir. Genetik yatkınlığı olan kişilerde iyileşme süreci kontrolsüz olup deriden hafifçe kabarık, sert, deri renginde ya da hafifçe kırmızımsı bir doku oluşabilir, bu duruma hipertrofik skar adı verilir. Daha az sıklıkla görülen keloid ise bu kabarıklıkların daha belirgin, gergin ve sert olup yara sınırlarının dışına taştığı bir durumdur.
  • Hipertrofik skar ya da keloid özellikle omuz, sırt, göğüs, ense ve kulak memesinde daha sık görülür. Yatkınlığı olan kişilerde kulak delinmesi sonrasında, gövdedeki büyük kistik akne lezyonlarına bağlı, kesi sonrası yara bölgesinin çok hareket ettirilip gerilmesine bağlı olarak oluşabilir.
  • Hipertrofik skar ve keloid tedavisinde başlıca kortizon, silikon ve çeşitli bitkisel içerikli kremler kullanılır. Büyük lezyonların içine kortizon içeren ilaçların enjekte edilmesi etkili bir yöntemdir, birkaç seans uygulanması gerekir. Sıvı azot gazıyla uygulanan kriyoterapi (dondurma işlemi) tek başına ya da kortizon enjeksiyonuyla birlikte kullanılabilir.
  • Cerrahiyle istenmeyen doku çıkarılırsa iyileşirken aynı kabarık dokunun tekrar, hatta daha büyük şekilde oluşma riski yüksektir. Cerrahiyle diğer tedavi seçenekleri kombine edilirse yaranın kabarmadan iyileşmesi mümkün olabilir.
  • Tedaviyle dokunun kabarıklığı giderilir fakat derinin tamamen eski haline dönmesi mümkün değildir. Yatkınlığı olan kişilerin mümkün olduğunca cerrahi işlemlerden kaçınması, cerrahi sonrası yara izi oluşumunu önleyici kremler kullanması önemlidir.